YETER ARTIK !
Denetimsiz
Kalorifer Kazanlarının Yol Açtığı Olaylar Artmaktadır.Daha Büyük
Kayıplar Yaşanmaması İçin Yasal Boşluklar Giderilmeli, MMO’nun
Hazırladığı “Kazan Dairesi Tesis İşletme ve Bakım Yönetmeliği” Bir An Önce
Çıkarılmalı, Kurumlar, Kuruluşlar ve Toplumun Can ve Mal Güvenliği
Tamamen Tesis Edilmelidir.
Denetimsiz Kalorifer Kazanlarının Yol Açtığı Olaylar Artmaktadır.Daha Büyük
Kayıplar Yaşanmaması İçin Yasal Boşluklar Giderilmeli, MMO’nun Hazırladığı “Kazan
Dairesi Tesis İşletme ve Bakım Yönetmeliği” Bir An Önce Çıkarılmalı,
Kurumlar, Kuruluşlar ve Toplumun Can ve Mal Güvenliği Tamamen Tesis Edilmelidir.
Kazan patlamaları, esasen 11 Aralık 2006 tarihinde Diyarbakır Kurdoğlu Askeri
Lojmanlarında meydana gelen ve 8 kişinin öldüğü olayla kamuoyunun gündemine
girmiştir. Oysa daha önce 2006 Haziran ayı sonunda Van Jandarma Asayiş Kolordu
Komutanlığı Hacı Bekir Kışlasındaki kazan patlamasında 4 er ölmüş, 11 er de
yaralanmıştı. Birkaç gün önce de (22.02.2007 tarihinde) Kilis ilinin Musabeyli
ilçesindeki Hüseyinoğlu Köyü İlköğretim Okulundaki kalorifer kazanı patlamasında
2 öğrenci ölmüş, 6 öğrenci ve 1 öğretmen yaralanmıştır.
Bu olaylar dışında yalnızca son 4 ayda (kamuoyuna yansıdığı kadarıyla)
gerçekleşen kazan patlamaları dikkat çekicidir. Şöyle ki:
• 24 Kasım 2006’da Ankara Yenimahalle ilçesine bağlı organize sanayi
bölgesindeki bir işyerindeki kazanın patlaması sonucu 2 işçi yaralanmış,
• 18 Aralık 2006’de Trabzon’da bir apartmanın kalorifer kazanının patlaması
sonucu binada ve bina çevresinde ciddi tahribat oluşmuş,
• 18 Ocak 2007’de Kocaeli Gebze Dilovası’ndaki bir çelik fabrikasındaki kazanın
patlaması sonucu 6 kişi yaralanmış,
• 20 Aralık’ta Kahramanmaraş’taki bir apartmandaki kazan patlaması sonucu 2 kişi
yaralanmış,
• 21 Şubat 2007’de TÜPRAŞ İzmit Rafinerisinde buhar kazanı patlaması sonucu 4
kişi yaralanmış,
• Yine 21 Şubat 2007’de Sakarya’nın Akyazı ilçesinde bir süt ürünleri
imalathanesinde buhar kazanı patlaması sonucu 1 kişi ölmüş, 1 kişi de yaralanmış
• 22 Şubat 2007’de, Kilis’teki patlama yanı sıra Bolu’da bir sitenin kazanı
patlamış ve 4 kişi yaralanmıştır.
Bu olayların nedenleri, bilinçsizlik, ihmal, insan yaşamını hiçe sayarak daha
fazla rant elde etmeyi ön planda tutan yaklaşımlar ve yasal boşluklardır.
Dolayısıyla en basit emniyet kuralları dahi yerine getirilmemekte ve ilgili
meslek odaları tarafından yapılması gereken mesleki denetimlere engeller
oluşturulmaktadır.
Ülkemizde yaklaşık 150 bini aşkın ısınma amaçlı kalorifer kazanı olduğu tahmin
edilmektedir. Bu kazanların kesin sayıları kadar, nasıl ruhsatlandırıldıkları,
tesis edildikten sonra bakımlarının yapılıp yapılmadığı, ruhsata ya da teknik
şartnamelere aykırı tadilat veya revizyona uğrayıp uğramadıkları, eğitimli
kişiler tarafından işletilip işletilmedikleri bilinmemektedir. Zira bu tip
kazanların işletilmesi ve bakımı konusunda herhangi bir zorunlu yasal mevzuat
bulunmamaktadır. Bu kazan daireleri yapıldığı günden itibaren kendi hallerine
bırakılmış, bulundukları binaların yöneticileri ve işleticilerinin bilgi ve
vicdanına terkedilmiştir.
Kamuoyuna yansıyan ve yansımayan bu tür kazaların önüne geçilebilmesi için şu
hususlar birinci derecede önem taşımaktadır:
• Yapıların bütün denetim süreçlerinde, kamu adına denetim kurumu işlevi gören
mesleki kuruluşlara yer verilmelidir. TMMOB ve bağlı Odalar sahip oldukları
bilgi birikimleri ve uzmanlık alanlarına ilişkin kamu çıkarlarının korunması
misyonlarıyla bu süreçlerde öncelikli olarak muhatap alınmalıdırlar.
• Bu tip kazan dairelerinin projelendirilmesi, tesis edilmesi,
ruhsatlandırılması, ruhsatlandırıldıktan sonraki süreçte işletilmesi ve bakımını
kapsayan süreçleri tanımlayan ve Odamız tarafından hazırlanan “Kazan Dairesi
Tesis, İşletme ve Bakım Yönetmeliği”nin bir an önce çıkarılıp zorunlu hale
getirilmesi gereklidir.
• Bu yönetmelikle birlikte bütün Türkiye’deki kazan daireleri süratle kontrole
tabi tutularak mevcut durumları ortaya çıkarılmalıdır. Kontroller sonucunda
ömrünü tamamlamış ve kullanılması sakıncalı kazanların işletilmesine ivedilikle
son verilmelidir.
• Bu yönetmelikte kazan dairesinin teknik şartnamelere uygun olarak makina
mühendisleri tarafından projelendirilmesi sağlanmalı, projesine uygun olarak
tesis edildiği proje müellifi tarafından iş bitirme belgesiyle belgelenen kazan
dairelerine ruhsat verilmelidir.
• Yerel yönetimlerce, mekanik tesisat konusunda proje üreten ve uygulayan
firmaların Odamızca yetkilendirilmiş firmalar olmasına özen göstermesi
sağlanmalıdır.
• Bu firmaların bünyelerinde uzmanlık belgesi almış yetkili mühendisler
bulundurması ve yine bu firmalarca yapılan projelerin Odamız mesleki
denetiminden geçirilmesi sağlanmalıdır.
• Kazan ve ısıtma sistemlerinin montajlarının, Odamızdan Mekanik Tesisat Uzman
Mühendis Yetki Belgesi almış ve SMM (Serbest Müşavirlik Mühendislik) Belgesi
olan makina mühendisleri tarafından hazırlanan projeler sonucunda yapılması
gerekmektedir.
• İş bitiminde Projenin Teknik Uygulama Sorumlusu Makina Mühendisinin projede
belirtilen özellikte kazan montajının yapıldığına dair uygunluk raporu vermesi
ve kazanların bundan sonra işletmeye alınması gerekmektedir.
• Son zamanlarda sıvı yakıt fiyatlarının artması nedeniyle bazı bina
sahiplerinin sıvı yakıtlı kazanları kömürlü sisteme çevirdikleri görülmektedir.
Ancak bu işlemi yaparken makina mühendisleri tarafından tadilat projeleri
yapılması gerekirken buna dikkat edilmemektedir. Sonuçta sıvı yakıtlı sistemden
katı yakıtlı sisteme yapılan dönüşümde hem kazan hem de tesisatta patlama
meydana gelmesi riski oluşmaktadır.
• Ayrıca ruhsatlı kazanlar üzerinde projesine aykırı herhangi bir
tadilat-revizyon yapılması kesinlikle önlenmelidir. Yapılması zorunlu tadilatlar
mutlaka uzmanlığı Makine Mühendisleri Odası tarafından belgelendirilmiş Makina
Mühendisleri tarafından gerçekleştirilmelidir.
• Ruhsatlandırılmış kazanların bakım ve onarımını yetkili servislerin üstlenmesi
ve bu servislerde sorumlu bir makina mühendisinin bulunması zorunlu hale
getirilmelidir.
• Kapalı sistem, sıcak su, kızgın su veya buhar kazanlarının her yıl periyodik
testlerinin yapılması gerektiği halde genellikle bu kontroller yapılmamaktadır.
Emniyet sistemleri çalışmadığı zaman veya kazanlarda eskime, çürüme veya diğer
işletme hatalarından dolayı kazan patlamaları meydana gelmektedir. Mevcut
yönetmelikler doğrultusunda kalorifer kazanı ve basınçlı kapların yılda bir kez
hidrostatik testleri yapılmalıdır. Bu testlerin, A Tipi Muayene kuruluşu
niteliğindeki Makina Mühendisleri Odası gibi akredite olmuş kuruluşlara
periyodik olarak yaptırılması sağlanmalıdır.
• Kalorifer kazanı ve benzeri kazanları kullananlar ve işletmeye alanlar mutlaka
eğitimden geçirilmeli ve belgelendirilmelidir. Konutlarda ve işletmelerde
kazancıların, “Sanayi Tipi Kazanlar Yardımcı Personel Yetiştirme Kursu”ndan
geçerek “Kazan İşletme Sertifikası” almış olmaları gerekmektedir.
Bu önlemlerin uygulamaya geçirilmesiyle kazalardaki artışlar ve yeni kazalar
önlenecek, apartmanlar, kurumlar, kuruluşlar ile sanayi tesislerinde can ve mal
güvenliği sağlanabilecektir. Bu nedenle Odamız, toplumun aydınlatılması
açısından basın yayın kuruluşları ve kamuoyunu bu konuda azami duyarlılığa davet
etmektedir.