İŞYERİNDE HEKİM BULUNDURMA ZORUNLULUĞU

İşyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğü

MADDE 5 – (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;

a) Çalışanları arasından 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) ve (g) bentlerindeki niteliklere sahip çalışanları, işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısını dikkate alarak işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli olarak görevlendirir.

b) Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu yükümlülüğünü ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden veya Bakanlıkça yetkilendirilen Sağlık Bakanlığı’na bağlı birimlerden hizmet alarak yerine getirebilir.

c) Bu Yönetmelikte belirtilen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması halinde, çalışan sayısı ve tehlike sınıfını dikkate alarak kendi işyerinde, işyeri hekimliği ve diğer sağlık personeli görevini üstlenebilir.

ç) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

(2) İşveren, görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar.

(3) İşveren, işyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlar.

(4) İşveren, görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.

(5) İşveren, yerine getirilmeyen hususlar varsa gerekçesi ile birlikte talepte bulunan kişiye yazılı olarak bildirir ve bu yazışmaların işyerinde düzenli olarak arşivlenmesini sağlar.

(6) İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir.

(7) İş sağlığı ve güvenliği konusunda işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirmesi veya hizmet satın alması işverenin sorumluluklarını etkilemez.

(8) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili maliyeti çalışanlara yansıtamaz.

(9) İşveren, 11 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen durumlarda, ilgili yargı sürecini takip eder ve sonucunu Genel Müdürlüğe bildirir.

İşyeri hekimlerinin görevleri

MADDE 9 – (1) İşyeri hekimi, işyerinde bulunması halinde diğer sağlık personeli ile birlikte çalışır.

(2) İşyeri hekimleri, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri kapsamında aşağıdaki görevleri yapmakla yükümlüdür:

a) Rehberlik;

1) İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri kapsamında çalışanların sağlık gözetimi ve çalışma ortamının gözetimi ile ilgili işverene rehberlik yapmak.

2) İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak işyerinin tasarımı, kullanılan maddeler de dâhil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi konularının iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel iş sağlığı kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak için işverene önerilerde bulunmak.

3) İşyerinde çalışanların sağlığının geliştirilmesi amacıyla gerekli aktiviteler konusunda işverene tavsiyelerde bulunmak.

4) İş sağlığı ve güvenliği alanında yapılacak araştırmalara katılmak, ayrıca işin yürütümünde ergonomik ve psiko sosyal riskler açısından çalışanların fiziksel ve zihinsel kapasitelerini dikkate alarak iş ile çalışanın uyumunun sağlanması ve çalışma ortamındaki stres faktörlerinden korunmaları için araştırmalar yapmak ve bu araştırma sonuçlarını rehberlik faaliyetlerinde dikkate almak.

5) Kantin, yemekhane, yatakhane, kreş ve emzirme odaları ile soyunma odaları, duş ve tuvaletler dahil olmak üzere işyeri bina ve eklentilerinin genel hijyen şartlarını sürekli izleyip denetleyerek, çalışanlara yürütülen işin gerektirdiği beslenme ihtiyacının ve uygun içme suyunun sağlanması konularında tavsiyelerde bulunmak.

6) İşyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin araştırılması ve tekrarlanmaması için alınacak önlemler konusunda çalışmalar yaparak işverene önerilerde bulunmak.

7) İşyerinde meydana gelen ancak ölüm ya da yaralanmaya neden olmadığı halde çalışana, ekipmana veya işyerine zarar verme potansiyeli olan olayların nedenlerinin araştırılması konusunda çalışma yapmak ve işverene önerilerde bulunmak.

8) İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek.

b) Risk değerlendirmesi;

1) İş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılmak, risk değerlendirmesi sonucunda alınması gereken sağlık ve güvenlik önlemleri konusunda işverene önerilerde bulunmak ve takibini yapmak.

2) Gebe veya emziren kadınlar, 18 yaşından küçükler, meslek hastalığı tanısı veya ön tanısı olanlar, kronik hastalığı olanlar, yaşlılar, malul ve engelliler, alkol, ilaç ve uyuşturucu bağımlılığı olanlar, birden fazla iş kazası geçirmiş olanlar gibi özel politika gerektiren grupları yakın takip ve koruma altına almak, bilgilendirmek ve yapılacak risk değerlendirmesinde özel olarak dikkate almak.

c) Sağlık gözetimi;

1) Sağlık gözetimi kapsamında yapılacak işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler ile ilgili olarak çalışanları bilgilendirmek ve onların rızasını almak.

2) Gece postaları da dâhil olmak üzere çalışanların sağlık gözetimini yapmak.

3) Çalışanın kişisel özellikleri, işyerinin tehlike sınıfı ve işin niteliği öncelikli olarak göz önünde bulundurularak uluslararası standartlar ile işyerinde yapılan risk değerlendirmesi sonuçları doğrultusunda;

a) Az tehlikeli sınıftaki işyerlerinde en geç beş yılda bir,

b) Tehlikeli sınıftaki işyerlerinde en geç üç yılda bir,

c) Çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde en geç yılda bir,

defa olmak üzere periyodik muayene tekrarlanır. Ancak işyeri hekiminin gerek görmesi halinde bu süreler kısaltılır.

4) Çalışanların yapacakları işe uygun olduklarını belirten işe giriş ve periyodik sağlık muayenesi ile gerekli tetkiklerin sonuçlarını EK-2’de verilen örneğe uygun olarak düzenlemek ve işyerinde muhafaza etmek.

5) Özel politika gerektiren gruplar, meslek hastalığı tanısı veya ön tanısı alanlar, kronik hastalığı, madde bağımlılığı, birden fazla iş kazası geçirmiş olanlar gibi çalışanların, uygun işe yerleştirilmeleri için gerekli sağlık muayenelerini yaparak rapor düzenlemek, meslek hastalığı tanısı veya ön tanısı almış çalışanın olması durumunda kişinin çalıştığı ortamdaki diğer çalışanların sağlık muayenelerini tekrarlamak.

6) Sağlık sorunları nedeniyle işe devamsızlık durumları ile işyerinde olabilecek sağlık tehlikeleri arasında bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmek, gerektiğinde çalışma ortamı ile ilgili ölçümler yapılmasını planlayarak işverenin onayına sunmak ve alınan sonuçların çalışanların sağlığı yönünden değerlendirmesini yapmak.

7) Çalışanların sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri halinde işe dönüş muayenesi yaparak eski görevinde çalışması sakıncalı bulunanlara mevcut sağlık durumlarına uygun bir görev verilmesini tavsiye ederek işverenin onayına sunmak.

8) Bulaşıcı hastalıkların kontrolü için yayılmayı önleme ve bağışıklama çalışmalarının yanı sıra gerekli hijyen eğitimlerini vermek, gerekli muayene ve tetkiklerinin yapılmasını sağlamak.

9) İşyerindeki sağlık gözetimi ile ilgili çalışmaları kaydetmek, iş güvenliği uzmanı ile işbirliği yaparak iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili değerlendirme yapmak, tehlikeli olayın tekrarlanmaması için inceleme ve araştırma yaparak gerekli önleyici faaliyet planlarını hazırlamak ve bu konuları da içerecek şekilde yıllık çalışma planını hazırlayarak işverenin onayına sunmak, uygulamaların takibini yapmak ve EK-3’te belirtilen örneğine uygun yıllık değerlendirme raporunu hazırlamak.

ç) Eğitim, bilgilendirme ve kayıt;

1) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ilgili mevzuata uygun olarak planlanması konusunda çalışma yaparak işverenin onayına sunmak ve uygulamalarını yapmak veya kontrol etmek.

2) İşyerinde ilkyardım ve acil müdahale hizmetlerinin organizasyonu ve personelin eğitiminin sağlanması çalışmalarını ilgili mevzuat doğrultusunda yürütmek.

3) Yöneticilere, bulunması halinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu üyelerine ve çalışanlara genel sağlık, iş sağlığı ve güvenliği, hijyen, bağımlılık yapan maddelerin kullanımının zararları, kişisel koruyucu donanımlar ve toplu korunma yöntemleri konularında eğitim vermek, eğitimin sürekliliğini sağlamak.

4) Çalışanları işyerindeki riskler, sağlık gözetimi, yapılan işe giriş ve periyodik muayeneler konusunda bilgilendirmek.

5) İş sağlığı ve güvenliği çalışmaları ve sağlık gözetimi sonuçlarının kaydedildiği yıllık değerlendirme raporunu iş güvenliği uzmanı ile işbirliği halinde EK-3’teki örneğine uygun olarak hazırlamak.

d) İlgili birimlerle işbirliği;

1) Sağlık gözetimi sonuçlarına göre, iş güvenliği uzmanı ile işbirliği içinde çalışma ortamının gözetimi kapsamında gerekli ölçümlerin yapılmasını önermek, ölçüm sonuçlarını değerlendirmek.

2) Bulunması halinde üyesi olduğu iş sağlığı ve güvenliği kuruluyla işbirliği içinde çalışmak.

3) İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği konularında bilgi ve eğitim sağlanması için ilgili taraflarla işbirliği yapmak.

4) İş kazaları ve meslek hastalıklarının analizi, iş uygulamalarının iyileştirilmesine yönelik programlar ile yeni teknoloji ve donanımın sağlık açısından değerlendirilmesi ve test edilmesi gibi mevcut uygulamaların iyileştirilmesine yönelik programların geliştirilmesi çalışmalarına katılmak.

5) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğine göre meslek hastalığı ile ilgili sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye yetkili hastaneler ile işbirliği içinde çalışmak, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına yakalanan çalışanların rehabilitasyonu konusunda ilgili birimlerle işbirliği yapmak.

6) İş sağlığı ve güvenliği alanında yapılacak araştırmalara katılmak.

7) Gerekli yerlerde kullanılmak amacıyla iş sağlığı ve güvenliği talimatları ile çalışma izin prosedürlerinin hazırlanmasında iş güvenliği uzmanına katkı vermek.

8) Bir sonraki yılda gerçekleştirilecek iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili faaliyetlerin yer aldığı yıllık çalışma planını iş güvenliği uzmanıyla birlikte hazırlamak.

9) İşyerinde görevli çalışan temsilcisi ve destek elemanlarının çalışmalarına destek sağlamak ve bu kişilerle işbirliği yapmak.

İşyeri hekiminin yetkileri

MADDE 10 – (1) İşyeri hekiminin yetkileri aşağıda belirtilmiştir:

a) İşverene yazılı olarak bildirilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirlerden hayati tehlike arz edenlerin, işyeri hekimi tarafından belirlenecek makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, bu hususu işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirmek.

b) İşyerinde belirlediği hayati tehlikenin ciddi ve önlenemez olması ve bu hususun acil müdahale gerektirmesi halinde işin durdurulması için işverene başvurmak.

c) Görevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda inceleme ve araştırma yapmak, gerekli bilgi ve belgelere ulaşmak ve çalışanlarla görüşmek.

ç) Görevinin gerektirdiği konularda işverenin bilgisi dâhilinde ilgili kurum ve kuruluşlarla işyerinin iç düzenlemelerine uygun olarak işbirliği yapmak.

(2) Tam süreli iş sözleşmesi ile görevlendirilen işyeri hekimleri, çalıştıkları işyeri ile ilgili mesleki gelişmelerini sağlamaya yönelik eğitim, seminer ve panel gibi organizasyonlara katılma hakkına sahiptir. Bu gibi organizasyonlarda geçen sürelerden bir yıl içerisinde toplam beş iş günü kadarı çalışma süresinden sayılır ve bu süreler sebebiyle işyeri hekiminin ücretinden herhangi bir kesinti yapılamaz.

İşyeri hekiminin yükümlülükleri

MADDE 11 – (1) İşyeri hekimleri, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak, işverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları hakkındaki bilgiler ile çalışanın kişisel sağlık dosyasındaki bilgileri gizli tutmakla yükümlüdürler.

(2) İşyeri hekimleri, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.

(3) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekiminin yetki belgesinin geçerliliği altıay süreyle askıya alınır. Bu konudaki ihmalin tespitinde kesinleşmiş yargı kararı, malullüğün belirlenmesinde ise31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25 inci maddesindeki kriterler esas alınır.

(4) İşyeri hekimi, görevlendirildiği işyerinde yapılan çalışmalara ilişkin tespit ve tavsiyeleri ile işyeri hekiminin görevleri başlıklı dokuzuncu maddede belirtilen hususlara ait çalışmalarını, iş güvenliği uzmanı ile birlikte yapılançalışmaları ve gerekli gördüğü diğer hususları onaylı deftere yazar.

(5) İşyeri hekimi, meslek hastalığı ön tanısı koyduğu vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.

İşyeri hekimlerinin çalışma süreleri

MADDE 12 – (1) İşyeri hekimleri, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar:

a) 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan başına yılda en az 25 dakika.

b) Diğer işyerlerinden:

1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 4 dakika.

2) Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 6 dakika.

3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 8 dakika.

(2) Az tehlikeli sınıfta yer alan 2000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her 2000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının 2000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir.

(3) Tehlikeli sınıfta yer alan 1500 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her 1500 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının 1500 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir.

(4) Çok tehlikeli sınıfta yer alan 1000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her 1000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının 1000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir.

(5) İşyeri hekiminin görevlendirilmesinde sözleşmede belirtilen süre kadar işyerinde hizmet sunulur. Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz.


ÜLKEMİZDEKİ İŞYERLERİNDE HEKİM BULUNDURMA ZORUNLULUĞU GETİREN DÜZENLEMELER

Ülkemiz işyerlerinde sağlık hizmetlerinin uygulanmasını öngören hekim çalıştırılmasına ilişkin diğer yasal düzenleme, 1930 tarihinde çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'dur. Adı geçen bu yasanın 180. maddesine göre, "devamlı en az 50 işçi çalıştıran işverenler, asgari bir tabibin murakabesini temine mecburdur. Bugün işyerlerinde hekim çalıştırılması ile ilgili hüküm getiren diğer bir önemli yasa olan 1964 tarihli 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 114. maddesidir. Bu maddeye göre; hastalık sigortası ile ilgili hükümlerin uygulandığı yerlerde çalışan ve hastalanan sigortalıların tedavileri, Hıfzısıhha Kanunun 180. maddesi gereğince işyerinde bulundurulması gereken hekim tarafından yapılmayacak, sigortanın kendi hekimlerince tedavi edilecektir. Ancak, Hıfzısıhha Kanununun 18O.maddesi gereğince işyerinde bulundurulacak hekim, sigorta ile anlaşarak, işyerinde hastalanan sigortalı işçilerin sıhhi durumlarının denetlenmesini, muayenesini, tedavisini, ilk yardım hizmetlerini de yaparsa SSK buna ait ücretler ve harcanan ilk yardım malzemesi bedellerini ödemeyi kabul etmektedir (SSK md.114).
Eski 1475 sayılı İş Kanunun 74. maddesine dayanılarak çıkarılmış 1974 tarihli İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 91. maddesinde ve yeni 4857 sayılı İş Kanununun 81. maddesinde de bu konuda bir hüküm getirilmiştir. Şöyleki; sürekli olarak en az elli işçi çalıştıran işyerlerinde Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan işçilerin, sağlık durumlarının denetlenmesi, ilk yardım, acil tedavi ve diğer koruyucu sağlık hizmetlerini düzenlemek üzere işveren,, işyerindeki işçi sayısına ve işteki tehlikenin büyüklüğüne göre, bir ya da daha fazla hekim sağlamak zorundadır. Bu hekimlerin çalışma şartları ile görevlerini nasıl yürüteceklerini ayrıntılı şekilde gösteren 1980 tarihli İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları İle Görev Ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik 16.12.2003 tarihine kadar yürürlükte idi. Şimdi ise 16.12.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "İşyeri Sağlık Birimleri Ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri İle Çalışma Usul Ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik" ile İşyeri Hekimlerinin görevleri ile çalışma usul ve esasları yeniden düzenlenmiştir.

Bugün dahi halen Hıfzısıhha Kanununun 180. maddesi yürürlükte olmasına rağmen, işverenler tarafından Sosyal Sigortalar Kanunun 114. maddesi gerekçe gösterilerek birçok işyerinde İş Hekimi bulundurulmamak-tadır. Yeni getirilen bu 16.12.2003 tarihli yönetmelikle bu kopuya açıklık getirilmiş olup, 4857 sayılı yeni İş Kanunun 81. maddesine uygun olarak Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan işçilerin -de yararlanabileceği, tüm işçilerin sağlık durumlarının denetlenmesi, ilk yardım, acil tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerini düzenlemek üzere İşyeri Hekimi bulundurma zorunluluğu öngörülmüştür.
Buna göre İş Hekiminin esas görevi, İşyeri Sağlık Birimleri Ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri İle Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinde belirtildiği gibi; tedavi edici sağlık hizmetleri değil, koruyucu sağlık hizmetleri vermektir. Yani İş Hekiminin esas görevi, işyerinde hastalığın ortaya çıkmamasına, işkazası olmamasına, işçinin meslek hastalığı veya işkazasına yakalanmamasına çalışmaktır. Ancak, hastalık veya kaza yine de ortaya çıkmışsa, o zaman derhal ilk müdahaleyi yapacaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu Hekiminin görevi ise, hastalık veya kaza ortaya çıkmış ve devam ediyorsa tedavisini yüklenmektir. Zaten Hıfzısıhha Kanununun 268.269.270.271. 272.274 ve 275 maddeleri de toplum sağlığını koruyucu nitelikte olup, Sosyal Sigorta Kanunu ile getirilen önlemler ise tedavi edici niteliktedirler.

İşyeri Hekimi olarak görevlendirilecek olan hekimlerin Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca eğitimden geçirilerek ve sınavda başarılı olduktan sonra verilen İşyeri Hekimliği Sertifikasına sahip olmaları gerekir. İşyeri Hekiminin işyerindeki görev süresi sürekli olmayıp, iş kazası ve meslek-hastalığı derecesine göre işyerleri beş riskli bölgeye ayrılarak her riskli işyerinde ayda en az bir veya beş iş günü hizmet vereceklerdir. 4857 sayılı İş Kanunun 105. maddesine göre işyeri hekimi çalıştırma ve işyeri sağlık birimi oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren veya işveren vekiline 642 milyon 500 bin lira idari para cezası verilebilecektir.
Ülkemizde işyerlerinin sağlık ve güvenlik bakımından denetiminde yalnızca Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sorumlu tutulmamış diğer bazı Bakanlık ve Kuruluşlarda sorumlu tutulmuşlardır.

1475 sayılı eski İş Kanunun 76. maddesi ve diğer maddelerine göre işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili konularda genel denetim yetkisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan-lığı'na aitti. Yeni İş Kanununun 78. maddesine göre bu yetki yine Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmiştir. Ancak, 1930 tarihli 1539 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun çeşitli maddeleri ile işyerlerinde ve diğer koruyucu sağlık hizmetleri ile ilgili denetim görevleri Sağlık Bakanlığına aittir. 1930 tarihli 1580 sayılı Belediyeler Ka-nunu'na göre ise, işyerleri yeni kurulduğu ve çalışmasını sürdürdüğü esnada motor ve elektrik tesisatının denetimi, pansiyon olan işyerlerinde yatakhane, mutfak ve lokantanın sağlık denetimi Belediyelere aittir. Ayrıca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 124. maddesiyle, Sosyal Sigortalar Kurumuna da işyerlerinde işçi sağlığı ve güvenliği bakımından denetim yapma yetkisi tanınmıştır.
Durum böyle olunca ülkemizde işyerlerinde sağlık ve güvenlik bakımından denetim yetkisi karmaşası yaşanmaktadır. Ancak yine de yasal düzenlemelere göre denetimler, hem ulusal düzeyde ve hem de işyeri düzeyinde olmak üzere Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İş Güvenliği Müfettişleri tarafından yapılmaktadır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda ulusal düzeyde denetimden genel olarak Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sorumlu tutulmuş olan Bakanlık, kendi bünyesi içinde İşçi Sağlığı Daire Başkanlığı kurmuş, buna bağlı olarak İşçi Sağlığı - İş Güvenliği Merkezini oluşturmuştur. Bakanlık, İş Teftiş Kurulu Başkanlığına bağlı İş Güvenliği Müfettişlerini görevlendirerek, İş Kanunu ve bu kanun gereğince çıkarılmış yönetmeliklere uygun olarak sağlık ve güvenlik ile ilgili denetimlerini yapmaktadır.

İş Kanunu'nun 77. maddesine göre, her işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri almak, bu konudaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmak zorundadır. İşçiler de, işçi sağlığı ve iş güvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler. İşverenler, makinelerin kullanılmasından doğacak tehlikelerden ve bu hususta önceden alınabilecek tedbirlerden işçileri münasip bir şekilde haberdar etmek zorundadırlar. İşverenler, işyerlerinde meydana gelecek kazaları en geç, kazadan sonraki iki iş günü içinde yazı ile ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar. Aksi halde İş Kanunun 105. maddesi gereğince ağır para cezasına çarptırılırlar.Bugün işçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlayacak geniş kapsamlı bir yasal düzenleme, 4857 sayılı yeni İş Kanunun 78. maddesi gereğince 9.12.2003 tarihinde Çalışma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından beraberce hazırlanıp Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı Ve Güvenliği.Yönetmeliğedir.

Adı geçen bu Yönetmelikte, işverenin genel yükümlükleri belirlenmiş, özellikle risklerin önlenmesi, değerlendirilmesi, risklerle mücadele edilmesi, işin kişilere uygun hale getirilmesi, teknik gelişmelere uyum sağlanması, toplu korunma önlemlerinin öncelikle alınması, işçilere bu konularda talimat verilmesi, koruyucu ve önleyici hizmetler, ilk yardım, yangınla mücadele ve kişilerin tahliyesi, ciddi ve yakın tehlike ile ilgili genel ilkeler belirlenmektedir.
Ayrıca, işyerinde sağlık ve güvenlikle ilgili çalışmalara katılmak, çalışmaları izlemek, önlem alınmasını istemek, önerilerde bulunmak ve benzeri konularda işçileri temsil etmek üzere işyerinde çalışan işçiler tarafından seçilen bir veya daha fazla sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi bulundurulmak zorunluluğu getirilmiştir. 

Bu yönetmeliğin uygulanmasını Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yürütecektir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde belirtilen şartlara uygun olarak ve yetkili makamlardan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye başlayan bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma metot ve şekillerinde makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse bu tehlike giderilinceye kadar Bölge Çalışma Müdürü başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından teftişe yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcilerinden oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulabilmektedir.

4857 sayılı Yasanın 79. maddesine göre, işi durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin İş Mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etme hakkı vardır. Mahkeme itirazı altı iş günü içinde karara bağlamak zorundadır ve verdiği karar kesindir.Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir ortamda çalışmalarına engel oluyorsa bunların çalışmaları da engellenir.Diğer taraftan, işyerinde makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir azalma olmadan meslek veya durumlarına uygun başka bir iş vermeye mecburdur. Aksi halde Borçlar Kanunun 325. maddesi gereğince işveren iş vermede temerrüde (direnme) düşmüşse yani işçiye iş vermiyorsa işçi, işin durdurulması süresince veya işyerinin yeniden açılışına kadar geçen süre içinde ücretini işverenden çalışmış gibi isteyebilme hakkına sahiptir. Ancak iş vermede imkansızlık söz konusu ise ve işyerinde işin durdurulması veya kapatılması bir haftalık süreden fazla ise, bu durumda İş Kanunun 24/III. maddesi gereğince işçinin zorunlu nedenlerle hizmet akdini feshetme hakkı doğmaktadır.
 Böylece işçinin, kıdem tazminatı ve bir haftalık yarım ücretini alması gerekir.

İşyeri düzeyinde denetim, İş Kanununun 80. maddesi gereğince işyerleri içinde kurulacak İş Sağlığı Ve Güvenliği Kurulu'na ait olacaktır. Buna göre; sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı her işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere birer İş Sağlığı Ve Güvenliği Kurulu kurulacaktır. İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri hazırlanan ve 7 Nisan 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik" ile belirlenmiş bulunmaktadır.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Kurulları Hakkındaki Yönetmeliğin 2. ve 4. maddelerine göre; sanayiden sayılan ve devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran, altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverence iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurulması zorunludur. Kurul, işveren veya vekili, iş güvenliği ile görevli mühendis, işyeri hekimi, personel işleri ile ilgili kişi, işyeri sivil savunma uzmanı, işyeri ustabaşlarından biri, sendika temsilcisi ve işçi temsilcisinden oluşmaktadır. İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Kurulunun ödev ve yetkileri; İş sağlığı ve güvenliği konularında o iş yerinde çalışanları bilgilendirmek, Makine ve tezgahlarla gerekli koruyucuların yerleştirilmesini sağlamak, İşkazası ve meslek hastalığı ile ilgili önlemlerin alınmasını işverenden istemek, İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili eğitimler vermek, bu konuda yayınlar yapmak, İşçilerin zamanında sağlık kontrollerini yaptırmak, İşyerinde yangınla ilgili tedbirlerin alınmasını sağlamak, Sağlık ve güvenlikle ilgili yeni gelişmeleri takip etmek, İşyerinin sağlık ve güvenlikle ilgili yıllık raporunu hazırlamaktır. Bu yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yürütmektedir.

SONUÇ 

Diğer taraftan, geçici veya belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçilerin sağlık ve güvenlikleri bakımından işyerinde çalışan diğer işçilerle aynı düzeyde korunmalarını sağlamak amacıyla 4857 sayılı İş Kanunun 78. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 15 Mayıs 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlan "Geçici veya Belirli Süreli İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik" ayrıca yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Böylece İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda yasal düzenlemeler oldukça geliştirilmiş olup, ancak uygulamalar da beklenilen sonuçların alınmasında halen şüpheler vardır.